"..... ALLAH size güçlük çıkartmak istemez, Ancak O sizi Tertemiz / Ak pak/Arı duru kılmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister, Umulurki şükredersiniz "

25 Eylül 2010 Cumartesi

abdest ve yalan


Bir büyüğüm vardı; çok güzel bir insan, çok zarif bir müslüman;
her gittiğimde sorardı: "Gaz çıkarmak abdesti bozuyor da, yalan konuşmak bozmuyor mu?" diye...
Anlamamıştım o zamanlar...
Rahmetli olan Ahmet ağabeyin kastettiği tam da bu olmalıydı: "Gaz çıkarmak gibi 'doğal bir ihtiyaç'ın bozuculuğu konusunda hassas olan Müslümanlar, "ağızdan yalan söz çıkarmak" gibi "doğal-dışı" ve "ihtiyaç-fazlası" bir çirkinlik konusunda hassas değiller.
Bu söylediğimi, "Senai Demirci gaz çıkarmak abdesti bozmaz diyormuş" diye algılayacak çıkıntılar değil muhatabım.
İbadetin "kalıba dökülmüş" yanına bu kadar hassas olan Müslüman ruhu, "ibadetin hayata taşan" yanına, "iman"ın "kalbe dökülmüş" haline bir o kadar duyarsız görünüyor. Bu duyarsızlığın hem failiyim, hem mağduruyum ben de...
Oysa, vahiy öncelikle "bencil"liği deler geçer, öncelikle "benciliği" söküp atar, öncelikle "aman sen de..." ciliği siler, öncelikle "cimrilik"leri yakıp yok eder...

Bedenine secde ettiren Senai, parasını secdeye getirmezse, namaz nasıl çirkinlikten alıkoysun?

İki rekat eksik namaz kılmaktan tir tir titreyen Senai, cömertliğinde ikibin rekatlarca eksiklik olduğunu, sıla-ı rahimini hep kazaya bıraktığını, bakışlarında kıbleyi tutturamıyorsa, namaz nasıl dik durur, nasıl dik tutar Senai'nin hayatını?

selam ve dualarımla.
s.

http://www.senaidemirci.net/yazilar.php?kategori=11&makaleid=2651

Hiç yorum yok: